Bitkiler | Konular | Kitaplar

Probiyotikler bağışıklığı kuvvetlendiriyor

Sağlığımız için önem taşıyan yararlı bakteriler olan probiyotikler, birçok kanser türünün önlenmesine yardımcı oluyor. Yoğurt ve kefir gibi süt ürünlerini tüketerek, probiyotiklerin bağışıklık artırıcı, toksin yükünü azaltıcı ve tümör karşıtı etkilerinden faydalanmak mümkün
Sözlük anlamına bakıldığında 'probiyotik'; 'yaşam için' demektir. Probiyotikler; sağlığımız için önem taşıyan yararlı bakterilerdir ve bu küçük yaratıkların en az 400 farklı türü insan sindirim sistemine yerleşmiş durumdadır. Probiyotikler, tükettiğimiz yiyeceklerdeki besinin ne şekilde emileceğine karar verilmesinde önemli rol oynar. Aynı zamanda, kolesterol metabolizmasının düzenlenmesini, toksin yükünün azaltılmasını ve bağışıklık sisteminin işlevini sürdürmesini sağlarlar. Sindirim sistemi ve meme, akciğer, prostat kanserleri de dahil olmak üzere diğer dokulardaki birçok kanser türünün önlenmesine yardımcı oldukları bilinmektedir.

RİSKİ AZALTIYOR
Birçok araştırma, yoğurt ve kefir gibi işlenmiş süt ürünlerinin yüksek miktarda tüketiminin kolon kanseri riskini azalttığını göstermiştir. Bu ürünler yüksek miktarda laktobasil içerir ve laktobasillerin yararlı etkileri kolon dışında da devam eder. Farklı probiyotik türlerinin bağışıklık artırıcı ve tümör karşıtı etkileri olduğu gösterilmiştir, aynı zamanda hormonlar, et kanserojenleri ve çevresel toksinler de dahil olmak üzere kansere sebep olan birçok maddenin detoksifikasyonunda da önemli rol oynarlar.

DOST BAKTERİLER
Zararlı bakteri enzimlerinin aktivitesi, sindirim sisteminizde uygun bakteri florası dengesinin korunmasıyla azaltılabilir. Bunu yapmanın bir yolu, soğan ve sarımsak ile elma, Brüksel lahanası, brokoli, lahana ve marul gibi glukuronik asit açısından zengin gıdalar yemektir. Bir başka strateji ise diyetin 'dost bakteriler' ile desteklenmesidir. Probiyotik desteğinin kansere karşı önemli bir koruyucu etkisi olduğuna dair klinik kanıtlar mevcut. Mesane kanseri için cerrahi tedavi uygulanan 138 hasta üzerinde yürütülen bir çalışmada, birden fazla primer tümörü olanlar ile tekrarlayan tek bir tümörü olan hastalarda laktobasilin kanserin tekrarlamasını önlemede plasebodan daha etkili olduğu görüldü.

GÜNDE 4-10 MİLYAR LAKTOBASİL GEREKLİ
Laktobasil preparatları toz, sıvı, kapsül ve tablet formlarında bulunabiliyor. Kapsülün midede açılmasını önleyerek organizmaların ince ve kalın bağırsağa iletilmesini sağlayan 'enterik kaplı' ürünler tercih edilmeli. Dozaj, canlı organizma sayısına dayanmaktadır. Günde 4-10 milyar canlı laktobasil ve bifidobakter hücresinin alınması, çoğu insan için yeterli dozdur.

GELİŞİMİNİ ARTIRIYOR
Peynir yapımında kullanılan 'propionibacterium freudenrichi' bakterisinin de, laktobasil gibi faydalı bakterilerin gelişimini önemli ölçüde artırdığı ve aynı zamanda bağışıklık işlevini güçlendirdiği ve kolon kanserine karşı koruma sağladığı tespit edilmiştir.

60 SAĞLIK SORUNUNA KARŞI BİR KAPSÜL BALIK YAĞI
Günlük beslenmede vücuda balık yağı desteği yaparak, kanser, kalp hastalığı, romatoid artrit, egzama, astım, dikkat eksikliği ve depresyon gibi 60 sağlık sorunuyla savaşmak mümkün. Günde bir balık yağı preparatı almak, vücuda faydalı yağları yeterli miktarda almayı sağlıyor. Balık yağlarını keten tohumu yağına tercih ediyoruz çünkü vücut, keten tohumu yağındaki alfa-linoleik asidi daha güçlü moleküller olan EPA ve DHA'ya dönüştürebilse de, balık yağlarının kullanılması çok daha etkindir. Balık yağı preparatı seçerken, güvendiğiniz bir markayı tercih etmelisiniz. Ürünün kurşun ve cıva gibi ağır metaller, pestisidler, hasara uğramış yağlar içermediğinden emin olmak için kalite kontrolünün yapılması gerekir.

Prof. Dr. ERKAN TOPUZ